Berlin’de Kahvaltı Yapılacak 5 Muazzam Mekan

‘’Kahvaltı günün en önemli öğünü.’’ Eminim hepimiz en az bir kere bu sözü birinden işitmişizdir. Normalde kahvaltı yapma alışkanlığı bulunmayan bir insan olarak Berlin’e giderken kendime her gün kahvaltı yapacağıma dair söz verdim çünkü nedense Berlin’de çok fazla güzel kahvaltıcı önerildi bana ve gideceklerimi seçerken zorlanmadım desem yalan olur. Ama söyleyin, size gidebileceğiniz en azından 5 tane kahvaltıcıyı yazmasam benim boğazımdan geçer miydi?? Geçerdi tabii, ama yazıyoruz işte. İşimiz bu asfdfgj

1. Distrikt Coffee

Berlin’de ilk yapacağım kahvaltıyı burada yapmayı tercih ettim. Yine araştırarak gitmiş olduğum yerlerden biriydi. Öncelikle konumu zor bir yerde değildi, zaten gideceğim yerlere yakın bir bölgede bulunduğundan giderken pek zorlanmadım. Sadece eğer ki elimde konum olmasaydı muhtemelen bulamazdım, çünkü çok ara sokakta kalıyor.

Mekanın dekorasyonu oldukça sadeydi ve bu bence baya artı puan bir şey çünkü ben gittiğimde çok kalabalıktı, bildiğim kadarıyla hep de öyle oluyor. O kalabalıklıkla birlikte dekorasyon da abartı olsaydı sanırım çok göz yorardı. Çalışanlar gayet ilgiliydi ve içerde oturan herkes halinden çokça memnun gözüküyordu. Dolayısıyla bu bana da ‘’doğru adresteyim’’ izlenimi verdi.

Menüleri öyle bizdeki gibi çılgın çeşitli değil, ki zaten Berlin’de çoğu yerde öyle değil. O yüzden kahvaltı yapmak istiyorsanız seçebileceğiniz sadece birkaç şey var. Ben Smoked Salmon on Toast ve portakal suyu sipariş ettim ve 14 Euro ödedim. Fiyatlar bence pahalıydı, en azından benim kahvaltıya ayırmayı planladığım bütçeye göre fazlaydı ama lezzetini göz önüne alırsak neden olmasın denilebilir. Aşağıya koyacağım resimde de göreceksiniz zaten fiyatları.

Bir kepek ekmeğinin üzerine taze dereotu kreması, füme somon, yeşillikler ve en tepeye iki adet poşe yumurta düşünün, Smoked Salmon on Toast özetle böyle bir şeydi. Ben zaten bir somon canavarı olarak beğeneceğime emindim o yüzden biraz güvenli bölgemde gezindim demek yanlış olmaz sanırım. Kahvaltımı ettikten sonra gözüm tahinli brownielerine takıldı ama gerçekten bir lokma daha yesem düşüp bayılırdım herhalde. Eh, yapacak bir şey yok. Olur da gidip denerseniz mutlaka benim yerime yiyin, bana da ‘’biz o tahinli brownieyi çok afedersin GÖMDÜK’’ diye bi’ çıtlatın.

Ulaşım : Potsdamer Platz metro durağından çıktıktan sonra yürüme mesafesinde.

Bergstraße 68, 10115

http://distriktcoffee.de/

2. Kerzberg’s

Aslında burayı hiç araştırmadan, tamamen tesadüfen buldum. Niyetim bir başka kahvaltıcı olan Benedict’e gitmekti fakat oraya gittiğimde o kadar kalabalıktı ve sırada o kadar çok insan vardı ki, günümü öldürmemek adına beklememeye karar verdim. Burayı önünden geçerken görmüştüm ve dikkatimi çektiği için olsa gerek, aklımda kalmış. İçerisi ev konseptiyle dekore edilmiş gibi: cama dönük ufak masa sandalyeler, kitaplıklar, arka tarafta rahat koltuklar.. Bi’ kere inanılmaz cici dizaynıyla beni daha kahvaltısını tatmadan mest etti Kerzberg’s. Burada kahvaltı olarak ton balıklı sandviç ve latte aldım. Evet, İstanbul’da da bulabileceğimiz gibi ortalama bir kahvaltı. Ancak zaten buraya kahvaltısından ziyade ortamı çok hoşuma gittiği için girdim. Kahvaltısı da kahvesi de oldukça lezzetliydi. Sadece kahvaltısı değil, öğle yemeği menüleri ve pastane ürünleri&kahveleri de çok başarılı. Bir daha Berlin’e gitsem, mutlaka tekrar uğrarım dediğim bir dükkan oldu. Ayrıca sahibi olan llona Hanım da aşırı şeker bir insan. Olur da menüden ne seçeceğinize karar veremezseniz kendisinin güzel fikirlerine danışabilirsiniz 😊

Ulaşım : Hohenzollernplatz metro istasyonuna yürüme mesafesinde.

Uhlandstraße 52

3. Bondi

Daha önceden burayı gözüme kestirip kahvaltıya gelmeye karar verdiğimden, gittiğimde aslında az çok ne yemek isteyeceğimi biliyordum. Abi yapacak bir şey yok, elim hep en çok Türk kahvaltısına benzeyene gidiyor hep. İtalyan kahvaltısı diye bir şey sipariş ettim, aşağıda da resmini göreceksiniz zaten. Her şey iyiydi hoştu ama şu domuz salamlarını bir türlü sevemiyorum ve kokusunun tabaktaki diğer yiyeceklere sinmesinden hiç hoşlanmıyorum. Soracaksınız madem öyle neden tabağına koyduruyorsun? çünkü her seferinde ‘’ben bunu yerim ya :D’’ derken buluyorum ve asla yemiyorum afssjsl. Kahvaltısı genel olarak güzeldi, ama sanırım tekrar kahvaltıya gitmezdim. Pastane ürünleri kahvaltısından çok daha güzel görünüyordu bana kalırsa. Mekanın genel olarak atmosferi çok tatlıydı, bilgisayarıyla uğraşan, kitap okuyan bir sürü insanla doluydu. Aynı zamanda hayvan dostu da bir mekan, içerde iki tane tatlış ötesi köpek vardı ben gittiğimde. Çalışanlar ilgili, servis hızlı. Daha ben ne diyeyim 😊

Ulaşım : Naturkundemuseum metro durağından yürüme mesafesinde.

Eichendorffstraße 6, 10115

4. House of Small Wonder

House of Small Wonder, aylar önce Öykü’nün Öyküleri’nde görüp, “Berlin’e gittiğimde MUTLAKA kahvaltıya gitmeliyim!!!” falan diye çıldırıp, gitmek için aşırı heyecanlı olduğum bir yerdi ve kapısına geldiğimde kendimi 32 diş gülümserken bulmam tabi ki hiç şaşırtıcı olmadı.

Kahvaltı ve öğle yemeği odaklı çalışıyorlar, biz de kahvaltılarını denemek istedik. Bengisu patates graten ve yumurta tercih etti ve aşşırı memnun kaldı. Ben ise biraz risk alarak Homemade Biscuit Benedict aldım ve doğrusu baya bir hayal kırıklığına uğradım çünkü normalde domuz eti yemeye alışkın olmadığım için inanılmaz ağır geldi. Eğer biraz daha güvenli bölgenizde takılmak isterseniz beğeneceğinize emin olduğunuz bir şeyi tercih etmenizi önerebilirim çünkü zaten €10’dan aşağı bir şey yok, en azından yediğinizi beğenin. Menünün resmini aşağıya bırakacağım ki fiyatları kendiniz inceleyin. Kapıda yaklaşık bir 45 dakika kadar bekledik, yediğimi pek beğenmediğim için değdi diyemeyeceğim ama kafenin ortamı inanılmaz şeker. Bir sürü bitki var her yerde ve çok hoş dekore edilmiş. Bir daha gitmeyeceğimi düşünüyorum ama gitsem bile bu sefer tercihim tatlılarından yana olur çünkü onlar da çok güzel gözüküyorlardı. Biraz turistik bir mekan bu arada, ben içerde hiç Alman görmedim en azından. Eğer gidecekseniz aklınızda bulunsun : kapıda deli sıra olduğu için yemeğini bitireni direkt kaldırıyorlar masadan ve o durum pek hoş değil, öyle yayıla yayıla yemek yemek pek mümkün olmuyor anlayacağınız. İlk gittiğinizde de üst kata çıkıp isminizi yazdırmanız gerekiyor yoksa boşuna beklersiniz.

Ulaşım : Oranienburger Tor metro durağına yürüme mesafesinde.

Johannisstraße 20, 10117

https://houseofsmallwonder.de/

5. Hamlet

Aslında buraya gitmek hiç aklımda yoktu ama çok sevdiğim bir arkadaşım bizi buraya inanılmaz spontane bi şekilde getirdi. Dışardan baktığınıza hiç öyle süper bir kahvaltı veriyormuş gibi gözüken bi mekan değildi ve açıkçası biri bana ‘’bak burası süper’’ demese nasıl bir yer diye merak etmezdim sanıyorum. Berlin’de ettiğim bütün kahvaltılar arasında açık ara farkla en iyisi buradakiydi diyebilirim. Biz 4 kişiydik ve 2 kişilik bir kahvaltı söyledik ortaya. Tıpkı burada olduğu gibi tabiii ki fazla fazla yetti ve arttı bile. Gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın çünkü genelde masalar rezerve oluyor. Sadece kahvaltı da yok tabi ki, öğle akşam yemekleri ve ufaktan bir bar havası da var. Öyle çok turistik bir konumda yer almıyor, ama güzel bir kahvaltı istiyorsanız kesinlikle değerlendirin derim. Gerçekten burayı ne kadar övsem az kalacak, aşağıya koyacağım fotoğraflarda da göreceğiniz gibi kahvaltı bütünüyle MUH TE ŞEM Dİ. Denecek başka hiçbiiir şey yok.

Ulaşım : Hohenzollernplatz metro durağına yürüme mesafesinde.

Ludwigkirchstr. 6, 10719

http://www.restaurant-hamlet.de/?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s