Kaş Gezi Rehberi

Bu yaz ilk defa gittim Kaş’a ve giderken ne kadar yüksek beklentim olmalı pek emin değildim. Çevremdeki herkesim aşırı aşırı övdüğü bir yer olarak kendi kendime diyodum ki “burayı beğenmedim dersen seni taşlayarak linç ederler” ama çok şükür ki Kaş’a ben de bayıldım ve böyle şehri yermemi gerektiricek en ufak bir şeyle de karşılaşmadım. Hatta gittiğimde birkaç anıdan dolayı önyargılı yaklaştığımı bile fark ettim, ama şehirlere düşman olmak çok ayıp. Hele Kaş’a düşman olmak… Her parçası ayrı güzeldi buranın. Sokakları, insanı, havası çok bi’ başkaydı. Hatta bir dahaki sefere şansım olduğunda Kaş’ta daha uzun vakit geçirmek isterim, kessinlikle 1 günde tadını alabileceğiniz bir yer değil. Hele o sokakların sakin minnoş havasına aldanmayın, her türlü eğlenceyi burada bulmak mümkün. Çılgın gibi yüksek sesli müzik çalan barlardan canlı müziklere, canlı müziklerden meyhanelere, meyhanelerden de eğlenmekten ziyade şehrin tadını sakin sakin çıkarabileceğiniz restoranlara kadar Kaş’ta her şeyi bulmak mümkün. Zaten gerçekten küçücük çarşısı, hemen hemen her köşesini karış karış gezseniz 40 dakika sürer sürmez anlayacağınız. Önericeğim restoranlar var elbet tabii, ancak onun için bir sonraki haftayı beklemeniz gerekicek.. Daha fazla uzatmadan başlayayım, karşınızda güzeller güzeli Kaş!

Kaş’ta nerede konaklanır?

Açıkçası konaklamaya en özen göstermediğimiz yer Kaş oldu neden bilmiyorum. Sadece odaya yatmaya gittiğimizden hiç önemsemediğimizi söylemekte yarar var. Biz Denizci Pansiyon isimli bir yerde kaldık ve iki kişi kahvaltı dahil 120 TL gibi bir şeydi sanırım. İnternetteki fiyatları 300 küsür ama herhalde biz bir tık daha boş sezonda gittiğimiz için için biraz tatlı dille fiyatı indirdik, ki 120 TL den fazlasını da kesinlikle hak etmiyordu, duş perdesi bile olmayan bir yerden bahsediyorum… Bir geceliğine işimizi gördü okay, ama uzun bir konaklama düşünürseniz kesinlikle önermeyeceğim bir yer. Özellikle çılgın merdivenleri var, o merdivenleri çıkmaya hazır değilseniz hiç yanaşmayın bile. Kaş biraz yokuşlu bir yer olduğu için denize daha yakın bir yeri konaklama için seçmeniz çokçok daha iyi olucaktır.

Kaş’a ne zaman gidilir?

Kaş’ın havasının nedense Antalya’nın o boğuk sıcağıyla hiç alakası yok, akşamları serin ve kesinlikle nem yok. Sabahları sıcak evet ama asla bunaltmıyor insanı. Yani Kaş’ı ziyaret etmek için Nisan sonundan itibaren Eylül’e kadar doğru zaman demek hiç de yalan olmaz.

Kaş’ta hangi plaja gitmeliyim?

Kaş’ta gidebileceğiniz her plajın ayrı güzelliği var demek hiç de yalan olmaz. Öncelikle benim gibi beachlerden sıkılmış olanlar için önerebileceğim ilk yer Seyrek Çakıl Plajı. Burası Kaputaş’ın biraz gerisinde, yol üzerinde kalıyor. Hiçbir işletme olmadığı için duş,tuvalet,şezlong falan yok. Doğal olarak giriş ücreti de yok. Ama deniz çok çok keyifli ve özellikle hafta içleri çok sakin oluyor. İkinci olarak Akçagerme Plajı. Burası küçük çakıl taşlarından oluşan bir kumsala sahip ama denizi sığ olduğu için özellikle çocuklu aileler için birebir. Aynı zamanda Mavi Bayrak sahibi bir plaj ve işletmesi Kaş Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi tarafından yapıldığı için fiyatlar da uygun. Bir giriş ücreti bulunmuyor ama şezlong ve şemsiye kiralamak için 15 TL vermeniz gerekiyor. Buraya ulaşımı şehir merkezinden minibüslerle kolaylıkla sağlayabiliyormuşsunuz. Yürüyerek gidebileceğinizi söyleyenler de var ama amele yanığı riskini alıyorsanız. Üçüncü olarak denize girmek için tercih edebileceğiniz Limanağzı Plajı var. Burası da Mavi Bayrak sahibi denizlerden biri ve tekne turlarının vazgeçilmez durağı. Tekneyle gelmek zorunda da değilsiniz elbet tabii, burada üç farklı işletme var. İstediğiniz birine fiyatları da karşılaştırarak yerleşebilirsiniz. Benim buradaki favorim Nuri’s Beach. Giriş ücreti 40 TL ve şezlong-şemsiye bu fiyata dahil. Yine de bütün bunların arasından benim favorim Derya Beach oldu. Burası Kaş’ın merkezinin sol tarafında biraz arada derede bir yerde kalmış, sahilde yerini kime sorsanız tarif eder gerçi. Derya Beach Küçük Çakıl Plajı’nda yer alıyor, Küçük Çakıl’dan denize girmek ücretsiz ama duş, tuvalet falan olmadığı için Küçük Çakıl’ın hemen yanında yer alan Derya Beach’e oturduk biz. Giriş ücreti kişi başı 50 TL ama içerde o parayı harcarsanız sizden ekstra bir giriş ücreti alınmıyor. Buranın en güzel yanı suyunun yer yer soğuk yer yer sıcak olması. Kaynak suları denizi çok güzel soğutuyor ve ben ki soğuk deniz sevmem, burada denizden çıkasım gelmedi. Aynı zamanda yemekleri ve kokteylleri de çok güzel, hizmet üst seviyedeydi. Hem merkezden çok uzaklaşmayayım hem de güzel bir yerde olayım diyorsanız kesinlikle önerim Derya Beach olucaktır.

Kaputaş Plajı

Kaş yazısına baaam diye Kaputaş’tan girmek ne kadar doğru bilmiyorum ama Kaputaş Plajı beni kendine öylesine hayran bıraktı ki, artık bunu içimde daha fazla tutamazdım… AŞIK OLDUM SANA KAPUTAŞ!!!!! Yani gerçekten, bir şeyleri aşırı zor beğenen bi insan olarak Kaputaş’a giderken nasıl bir manzarayla karşılaşıcağımı heyecan içinde bekliyordum çünkü aslında fotoğraf editlerken kendimi tutamayıp benim de yaptığım küçük numaralar oluyor renklerde, öyle bir şeylerle karşılaşırım ve aslında o kadar güzel değildir falan diye bi ürktüm. Ama Kaputaş bence fotoğraftakilerden bile güzeldi. Oraya ne kadar çılgın efektler yaparsanız yapın her zaman gerçekte daha güzel görünür hatta bence. Manzarayı izlemeyi bıraktıktan sonra (mümkünse…) Kaputaş’ın güzel suyuna bi’ girmek istiyosunuz. Tabii bunun için inmeniz gereken 187 basamak var. İnerken sorun yok ama yukarı çıkarken :dddd Acilen sigarayı bırakman lazım kamu spotunu hatırlıyo musunuz, işte her basamakta o reklam geliyor aklınıza. Hele bi de o sıcakta… Gerçi Kaputaş’ın suyunu da bi düşününce değmez mi, tabi ki değer. Bir de kıyıdan biraz uzaklaştığınızda dalgalar da azalıyor tabii. Bir tık dalgalı ve serin bir denizi var ama yüzdüğüm en keyifli plajlarda en üst sıraya yerleşmeyi başardı bir şekilde. Herkesin de söylediği gibi eğer burada zaman geçirmek istiyorsanız ve özel aracınızla gelecekseniz erken saatte gelmeniz şart, yoksa mümkün değil park yeri bulamıyorsunuz. Veya Kaş’ın merkezinden Kaputaş minibüslerine binebilirsiniz. O en çok bilinen fotoğrafların çekildiği iki tane güzel spot var, zaten fotoğraf çekilme sırasından tanırsınız diye düşünüyorum asfdjks. Plaja giriş ücretsiz ama şezlong ve şemsiye için ücret iki kişi için 22,5 TL. Soyunma kabini, duş yerleri ve tuvaletler ücretsiz bir şekilde hizmet veriyor. Kaputaş’ın işletmesi belediyeye ait olduğu için yeme içme fiyatları da ona göre uygun.

Patara Plajı

Patara plajı Kaş’ın en güzel yerlerinden biri. O aşırı dalgalı ama çok çok güzel denizini anlatmaya kelimeler yetmez. Akdeniz’in en uzun, Türkiyenin ikinci en uzun plajı olarak geçiyor. Nesilleri tükenme tehlikesi altında olan Caretta Caretta’ların da en önemli üreme alanlarından bir tanesi. Hatta bu yüzden Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından koruma altında. Plajı sadece 08.00-19.00 saatleri arasında kullanabiliyorsunuz, o saatler dışında plaj minnoş deniz kaplumbağalarına ait 🙂 yumurtlama alanlarına şezlong ve şemsiye koymak kesinlikle yasak, kaplumbağaları rahatsız edebilecek davranışları gerçekleştirirseniz sizi direkt para cezasına çarptırıyorlar zaten. Patara’nın bir başka özelliği de kumlarının çok ince olması, temizlenirken size baya bi zorluk çıkarıyor. Plaja giriş ücreti 5 TL ama eğer Müzekartınız varsa bir ücret ödemiyorsunuz. Yine belli bir ücret karşılığı şezlong şemsiye kiralayabiliyorsunuz ama biz çok uzun kalmadığımız için herhangi bir şey kiraladık. Patara’ya ulaşım için Kaş’ın merkezinden kalkan Patara minibüslerine binebilirsiniz, bildiğim kadarıyla plaj girişine biraz uzakt bırakıyor ve azcık yürümeniz gerekiyor.

Patara Antik Kenti

Yukarıda bahsettiğim Patara Plajı’nın girişinde kocaman bir alana yayılmış bir de antik kent var. Gerçekten kocaman bir alanda olduğu için eğer karış karış gezmek istiyorsanız uzun bi yürüyüşe hazırlıklı olmanız gerekiyor. Bu antik kent Likya’nın en önemli şehirlerinden birisi ve aynı zamanda başkentiymiş zamanında. Geçtiğimiz yıllarda keşfedilen deniz fenerinin bilinen en eski deniz feneri olduğu da söyleniyor. Yani bütün bunlar göz önüne alındığında Patara hem tarihi açıdan kesinlikle görülmesi gereken bir yer, hem de Kaş’a kadar gelmişken Patara Plajı’nda vakit geçirmeden dönen de ne bileyim… Kaş’ta görülmesi gereken antik kentlerden bir diğeri de Antiphellos bu arada, söylemeden geçmeyeyim onu da.

Kaleköy ve Antik Kenti Simena

Kaleköy, Simena Antik Kenti’nin üzerine kurulmuş, ulaşımın sadece teknelerle yapılabildiği güzeller güzeli bir yarımada. Üçağız köyüne gelip teknelerle Kaleköy’e gidebiliyorsunuz.. Simena Antik Kenti’nin üzerine kurulduğu için su altında karşılaşacağınız birçok enteresan kalıntı ve tertemiz suyuyla Kaleköy kessinlikle görülmeli. Likya kentleri arasındaki en küçük antik tiyatro da burada bu arada. Burada tarihin izlerini kolaylıkla görebiliyorsunuz hatta zaten buraya ilk vardığınızda sizi köyün hemen kıyısındaki antik Likya Lahiti karşılıyor. Köyün sahilindeki iskelelerde restoranlar bulunuyor ve burada lüks oteller bulmanız mümkün değil, onun yerine şirin pansiyonlar var. Burada yapılması en çok önerilen aktivite Simena kalıntıları üzerinde kano yapmak. Eğer yeterince şanslıysanız şirinleri bile görebilirsiniz derdim ama çok daha güzeli, eğer yeterince şanslıysanız Caretta Caretta’ları bile görebilirsiniz 😊

Kekova

Kekova, yukarıda bahsettiğim Kaleköy ve Simena Antik Kenti’nin hemmen karşısında bulunuyor. Sadece Antalya’nın değil, bütün Akdeniz’in ennn temiz denizi olarak biliniyor. Buraya da tıpkı Kaleköy gibi karayolundan bir ulaşım yok, sadece denizden ulaşabiliyorsunuz. Aslında Kaleköy ile birçok açıdan benziyor Kekova, ama tahmin edersiniz ki ikisi de mutlaka görülmesi gerecek kadar güzeller. Kekova’da yüzülebilecek en güzel yer de Tersane Koyu imiş. Zaten Kaş taraflarından hareket eden tekne turlarının da en vazgeçilmez noktalarından biri de cam gibi, tertemiz deniziyle burası. Ben yine vaktimin darlığından maalesef buraya gidemedim ama bir daha Kaş’a yolum düştüğünde, ki düşeceğine neredeyse eminim çünkü Kaş’a aşık oldum, mutlaka ama mutlaka burayı da görmeye gideceğim.

Kalkan

Gidemediğim için pişman olduğum yerlerden bir diğeri de Kalkan. Aslında gittim de, durmaya bile vaktimiz olmadığından şöyle bi’ görebildim demek daha doğru olur sanırım. Kalkan birçok yönden insana Yunan adalarını hatırlatıyor, zaten tam karşısında da Meis Adası bulunuyor (oraya da geçiş yapabilirsiniz, birazdan bahsedicem) Kalkan’a ulaşımı Kaş’ın merkezinden kalkan otobüslerle ya da minibüslerle sağlayabilirsiniz. Kalkan’ın denizi havası tıpkı Kaş gibi çok güzel okay ama burada asıl benim dikkatimi çeken şey Xanthos ve Letoon Antik Kenti, Xanthos UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne ismini bile yazdırmış düşününün. Antik kentteki lahitlerin geçmişi milattan önce 7.yüzyıla kadar dayanıyormuş. Giriş ücreti 12 TL ama Müzekartınız varsa ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz. Bir de Kalkan’ın meşhur Mavi Mağara’sı var, ulaşımı sadece teknelerle sağlayabiliyorsunuz. Gerçekten innnanılmaz güzel ve asla kaçırılmaması gereken bir yer.

Meis Adası

Eğer vizeniz veya vizeye başvurabilecek vaktiniz varsa Meis Adası’nı görmeden Kaş’tan dönmek hiç olmaz. Benim maalesef ne vize alıcak vaktim, ne de hazırda vizem vardı. O yüzden sadece Meis’e uzaktan bakmakla yetindim… Kaş’tan Meis Adası’na giden iki tane feribot şirketi var : Meis Express ve Kahramanlar Turizm. Meis’e gidiş 20 dakika sürüyor yani bütün gününüzü feribotlarda harcamıyorsunuz asla bu çok güzel bi artı. Feribot ücretleri gidiş dönüş kişi başı sadece 30 Euro, yani aslında vizeniz varsa öyle çok da pahalıya gelmiyor. Meis’te Likya Uygarlığı’nın izlerini görmek gerçekten çok keyifli oluyor, zaten Akdeniz’e genel olarak bir yunan adası havası hakim ama gidip bir de gerçeğini görmek çok farklı tabii. Fırsatınız varsa kesinlikle değerlendirilmesi gereken bir etkinlik bence Meis Adası’nı ziyaret.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s