Sinop Gezi Rehberi

Samsun’a kadar gelmişiz, Trabzonu görmüşüz, dibimizde de Sinop var. Soruyorum size arkadaşlar MÜMKÜN MÜ orayı da görmeden dönmem? Şu an bu rehberi yazdığıma göre cevabı hepimiz aldık sanıyorum. Hani bazı şehirler vardır ya, asla düşünmezsiniz hayatınızının bi bölümünde orayı da göreceğinizi.. Yani Sinop benim için öyle bir yerdi açıkçası. Hayat işte öyle şekilde ilerliyor ki kendinizi Sinop’ta buluyosunuz sjfdg. Şaka bi yana beklentimin çok üzerinde bir şehir oldu burası benim gözümde. Genel hatlarıyla bakılınca çok tatlı bir sahil şehri gibi, çılgın bir sosyolojik analiz yapabilecek kadar ne sosyolojik bilgim var, ne de o kadar zaman geçirdim orada. O yüzden bu yazıda okuyacağınız çoğu şeyi sadece Sinop’u günübirlik ziyaret ederek yazdığımı lütfen unutmayın. Hadi başlayalım:

Sinop’a Nasıl Gidilir?

The northernmost city of Turkey; Sinop.

Biz Sinop’a normalde yaşadığım yer olan İstanbul’dan değil de Samsun’dan gittiğimiz için özel aracımızla gitmeyi tercih ettik. Samsun-Sinop arası yaklaşık 2 saat sürüyor. Ancak eğer İstanbul’dan gelecekseniz uzun yolculuklara aşık olmadığınız takdirde uçakla gelmenizi öneririm çünkü yaklaşık 9-10 saatlik bir yoldan bahsediyoruz. Uçak bileti tek yön fiyatları 150-450₺ arasında değişiyordu son baktığımda gerçi, bütçe açısından düşünüldüğünde biraz yorucu olabilir. Gitmeyi düşündüğünüz tarihten daha önce mutlaka kontrol etmenizi öneriyorum sürpriz olmaması açısından. Git gel 300₺ bekleyip de 900₺ ile karşılaşmak baya tatsız olur.

Sinop’a Ne Zaman Gidilir?

cropped-sinop-header

Burada Karadeniz İklimi görüldüğünden, öncelikle kış aylarını burayı gezmeniz için öneremeyeceğimi baştan söyleyeyim. Bunu çok rahat söyleyebiliyorum çünkü biz şubat ayında gittik… Manyak bir rüzgar vardı ve dolayısıyla bu gezeceğimiz birkaç saati bizim için biraz zorlaştırdı. Bahar aylarında da iklim dolayısıyla yağışlara yakalanma ihtimalinizin çok olduğunu düşünüyorum, bu yüzden güvenli alanımda kalıcam ve size Sinop’un yazını önericem. Hem denize de girersiniz, bana anlatılana göre buranın denizini bir kez seven bir daha vazgeçemiyormuş…

Sinop’ta Nerede Kalınır?

78000cc418

Sinop’a günübirlik gittiğimiz için konaklama konusunda hiçbir fikrim yok. Gezilecek yerleri ve yazın giderseniz denize girebileceğinizi de düşünürseniz merkezde kalmak en akıllıcası. Fakat diyorsanız ki ben kültürel gezi yapmak istemiyorum, ufak bi kasabada kafa dinlesem yeter, o zaman size Gerze’yi önerebilirim. Sinop’un merkezine gelmeden, ufacık ve minnoş bir yer. Biz arabayla içinde dolandık ve tam olarak şu çocuk kitaplarında anlatılan keyifli sahil kasabaları gibiydi.

Sinop’ta Ulaşım

7602460

Sinop’ta yaşayanlar şehir içi ulaşım için sıklıkla minibüs kullanıyorlar çünkü mesafeler birbirine çok yakın. Yani yukarıda da söz ettiğim Gerze gibi ilçelere gitmek için de minibüsleri kullanabilirsiniz. Şehir içinde yürüyerek dolanmak da bir seçenek bu arada, asla yürünmeyecek yollar değil çünkü.

Yukarıda da bahsettiğim gibi biz Sinop’a Samsun’dan geçtik. Aşağıda yazacağım iki yer aslında Samsun sınırları içinde ancak biz Sinop’a giderken yol üzerinde oralara uğradığımız için Sinop Rehberi’ne dahil etmek istedim.

Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti

samsun-cnn-turk-ekranlarina-tasindi

Eğer kuş sesleri sizi de beni ettiği kadar mest ediyorsa, bence burayı kesinlikle görmeniz lazım. Şubat ayı çoğu kuşu görmek için hiç uygun bir ay olmadığından biz maalesef tam tadını alamadık kuş cennetinin. Bu deltanın üzerinde 20 tane küçüklü büyüklü göl bulunuyor ve tabi sazlıklar, bataklıklar falan. Burada son güncellenen rakama göre 358 tür kuş bulunuyor! Ne kadar manyak bi sayı olduğunun farkındasınız dimi? Parkın girişinde böyle gözlem evi tarzı bir yer var ve hani büyük dürbünler vardır ya, onlarla kuşları oradan uzaktan uzaktan izleyebliyorsunuz. Deltanın içinde araçla gezemiyorsunuz, içerideki tur otobüsleriyle veya içeride kiralayacağınız bisikletlerle burada dolanabiliyorsunuz. Tahminimce bütün bir deltayı gezmek gününüzün tamamını alır, ve eğer bu işlerin meraklısıysanız gezerken kuşları daha iyi izleyebilmek adına yanınıza da bir dürbün alsanız fena olmaz.

Yakakent

EXZD4620

Burası tam bi’ balıkçı kasabası arkadaşlar! Yani fotoğrafta da ne demek istediğimi anlayacaksınız bence, buraya vardığımızda resmen bu küçük yerin huzuruna hayran kaldım. Ay şu karadeniz yazılarının her birinde defalarca havanın çok soğuk olduğundan bahsetmedim ama bundan da bahsetmeden olmuyor şu durumda. Hava soğuk olduğu için dışarıda oturup da manzaranın keyfini çıkaramadık aslında ama güzel bir havada da buranın çok kalabalık olacağına eminim. Tam olarak böyle yaz esntisiyle oturup rakı balık yapmalık yer, bayıldım resmen.

 

Hamdi Baba’nın Yeri

Yakakent’ten bahsetmişken, Hamdi Baba’nın Yeri’nden bahsetmemek hiç olmazdı. Yan yana duran bir sürü balıkçı arasından burayı seçmemizin sebebi sahiplerinin inanılmaz candan insanlar olmasıydı öncelikle. Balıkları, Yakakent’i bize anlatırkenki samimiyetleri inanılmaz hoşumuza gitti. Ki gerçekten de anlattıkları kadar vardı, balıklar efsane tazeydi ve yediğimiz her şey de çok lezzetliydi. Aynı zamanda fiyatlar da komik derecede uygundu. Kesinlikle gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum buraya gitmenizi.

Buradan sonra yazacaklarım, Sinop sınırlarına dahil yerler.

Gerze

462033a4-b3f8-4e5b-a3fc-932b44187fc3_a3

Öncelikle belirteyim, Gerze hakkında böyle sayfalarca yazabilecek kadar gezmedim, hatta içinden sadece arabayla geçtik. Ancak söz etmeden de duramadım çünkü çok tatlış bir yerdi. Gerze, Sinop’a bağlı bir ilçe olarak geçiyor ve özellikle deniz kıyısında bir bölge olmasıyla yazları oldukça kalabalık oluyormuş. Böyle nasıl anlatsam daha iyi hayal edersiniz onu düşünüyorum, küçük bir kahve, birkaç tane ufak kafe, bakkallar, kiralık evler, pansiyonlar… Tam olarak ufak bir sahil kasabası gibi burası. Kafa dinleyeceğiniz, dinlenerek bir tatil hayal ediyorsanız bence Gerze’den çok keyif alabilirsiniz.

Sinop Tarihi Cezaevi

Gerze gibi tatlı bir yerden bahsettikten sonra Sinop Cezaevi kadar tatsız bi’ yerden bahsetmek hiç hoş değil tabi ki. Çoğumuzun bildiği gibi, bu cezaevinin geçmişi baya karanlık. Dolayısıyla ben içerde dolaşırken bana inanılmaz garip ve bunaltıcı duygular eşlik etti. Yine de burada böyle kötü de olsa bir tarih yatarken ve ben Sinop’a kadar gelmişken, bütün bu duygularla yüzleşmemenin korkaklık olacağını düşündüm. Cezaevinde olanlar bir yana, insanı içerde bir başka sinir eden durum da burayı ziyaret edenlerin GERİZEKALI gibi duvarlara sevgilileriyle isimlerini, telefon numaralarını, hiç kimsenin umrunda olmayan tarihleri ve instagram hesaplarını yazdıklarını görmek. O fotoğrafı bulabilirsem yukarıya koymuş olurum zaten ama arkadaşlar inanamıyosunuz resmen bu sığırlığa, her duvarda isimler vardı ya. Böyle rezalet olur mu? O duvarlara yazıp çizenler gerçekten ne elde ettiler bilemiyorum. Neyse, içerde dolanırken aynı zamanda bazı belli yerlerde orada kalan mahkumlara ait bazen mutlu eden, bazen de okuyan derinden etkileyen hikayelerle rastlaşıyorsunuz. Cezaevinin sadece bir kısmı ziyarete açık bu arada, asıl ciddi işkencelerin yapıldığı yerleri gezemiyorsunuz pek tabii. Yine de gördükleri o kadar yetiyor ki insana, daha fazlasını kaldıramayacağınızı bile düşünebiliyorsunuz. Belki bütün bu anlattıklarımın bana verdiği hislerdendir bilemiyorum ama, içerde gezinirken çoğu zaman kendimi ürkmüş olarak buldum. Bir de hava dolayısıyla zaten kimse yoktu pek, avluda instagram için fotoğraf çeken kızlar vardı sadece çok gerekliymiş gibi 😀

Son olarak avluda bulunan hoparlörden sürekli olarak Sabahattin Ali’nin şiirlerinin şarkı versiyonları çalıyordu. Kendisinin kaldığı odayı görmek de mümkün. Duvarda bir saz, kendisine ait olduğunu düşündüğüm birkaç eşya ve tozlanmış bir yatak bulunuyordu içerde ama gerçekten Sabahattin Ali’ye mi ait yoksa temsili olarak mı koyulmuş bilmiyorum. Sinop Cezaevi’nin giriş ücreti 10₺ ve kapalı oldukları bir gün de yok.

İnceburun

TZTI6899

Hani lisede coğrafya dersinde gördüğümüz Türkiye’nin kuzeyinin en uç noktası olan çıkıntı var ya, orası burası işte. Buraya vardığımızda çok enteresan bi özgürlük duygusu kapladı içimi garip bir şekilde, bir anlığına Dünya’nın en tepesindeymişim gibi hissettim. Yalnız vizyonsuzluğa bakın şöyle Norveç taraflarına falan gitsem kafayı yerim mutluluktan herhalde hsjdjds. Burası yüksek bir noktada bulunduğu için yanınızdakilerle bir süre iletişim kuramayabiliyosunuz basınç kaynaklı kulak tıkanmasından. Bir de hiç şey hayal etmeyin, ‘’çekerim arabamı buraya oturur saatlerce dışarda manzarayı izlerim.’’ Çünkü o kadar güçlü bir rüzgar var ki, manzaraya bakmak için bile inanılmaz efor harcıyosunuz. Ben Instagram’da burayı postlamak istediğimden dolayı kuzenim Çağla’dan fotoğrafımı çekmesini rica ettim ama o fotoğrafları bi görseniz yani… Hepsinde ağzım yüzüm başka tarafta. Aradan bir tane kullanlabilecek fotoğraf çıktı elbet tabii ama onda da İnceburun’un güzelliği pek belli olmuyor. Burayı anlamak için kendiniz deneyimlemeniz lazım.

Hamsilos Koyu

hamsilos-3._sinop_-_panoramio

Burası da Sinop’un bir başka güzel manzara noktası ve aynı zamanda Türkiye’nin tek fiyordu. Sadeliği hiç bozulmamış nadir yerlerden belki de. Aslında bu yazdıklarımı tam olarak Hamsilos Koyu için yazamıyorum çünkü asıl manzaranın izlendiği noktaya giremedik kapalı olduğu için. Birkaç sene önce yaşanan çok acı bir ölüm olayından kaynaklı olduğunu düşünüyorum Hamsilos’un manzarasını izleyebileceğiniz bölgenin her daim açık olmamasının. Uygun mevsimde koy boyunca teknelerle de turlayabiliyormuşsunuz ancak içeri giremediğimiz için bir görevliyle konuşamadım bu konu hakkında. Yani kesin bilgi değil, yaymayalım… Piknik yapmak, koya girmek gibi aktiviteler burada mümkün. Koyun konumundan dolayı da dalgasız bir suyu varmış. Buraya girmenin ücreti de kişi başı 12₺ imiş, yalnız insanların içerde tuvaletin bile paralı olmasından yakındıklarını duyduğum için, genel olarak fiyatlarından pek haberim olmadığını eklemek de istedim. Gidince sürpriz olmasın size sonra…

Teyze’nin Yeri

teyze-nin-yeri

Eminim Sinop’ta tadacak daha bir sürü güzel yiyecek vardır ama, biz ziyaretimizi günübirlik gerçekleştirdiğimiz için maalesef ki sadece Sinop Mantısı yeme fırsatı bulabildik. Sinop’un meşhur mantısını yemek için de takipçilerimden Teyze’nin Yeri’ne gitmem için inanılmaz bir baskı gördüm 😀 Nitekim sizleri dinledim ve mantıyı burada yemeye karar verdim. Öncelikle bu mekanın çok şeker bir yer olduğunu ve sadece kadın çalışanlarının bulunduğunu belirtmek istiyorum. Her şey el emeği, her şeyin yapılış aşamasını açık mutfakları sayesinde izleyebiliyorsunuz da. Ben Sinop Mantısını maalesef pek sevmemiş olsam da, mantının kendisi oldukça lezzetliydi. Zaten cevizle mantıyı kafamda da pek bir araya getiremediğim için sevmeyeceğimi tahmin ederek siparişimizi alan hanımefendiden cevizi sadece tabağın az bir kısmına dökmesini rica etmiştim de ancak öyle yiyebildiğim tabağın kalanını. Maksat tatmadım dememek olsun… Şu an fiyatlarını tam hatırlayamasam da instagram profilime sabitlediğim Sinop storylerinden fiyatlar hakkında da bilgi edinebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s