Berlin’de Kahvaltı Yapılacak 5 Muazzam Mekan

‘’Kahvaltı günün en önemli öğünü.’’ Eminim hepimiz en az bir kere bu sözü birinden işitmişizdir. Normalde kahvaltı yapma alışkanlığı bulunmayan bir insan olarak Berlin’e giderken kendime her gün kahvaltı yapacağıma dair söz verdim çünkü nedense Berlin’de çok fazla güzel kahvaltıcı önerildi bana ve gideceklerimi seçerken zorlanmadım desem yalan olur. Ama söyleyin, size gidebileceğiniz en azından 5 tane kahvaltıcıyı yazmasam benim boğazımdan geçer miydi?? Geçerdi tabii, ama yazıyoruz işte. İşimiz bu asfdfgj

Devamını oku

Biraz Da Kültürlenelim : Berlin’de Gezilebilecek 10 Müze

Bilmediğimiz bir şehri gezmek sadece yiyip içip eğlenmekten ibaret değil hepimizin bildiği üzere. Normalde çılgınlarca müze gezen bir insan değildim ama hem İstanbul’a döndüğümde blog yazacak olmanın verdiği hevesle, hem de Berlin’de geçirdiğim 1 haftayı biraz daha verimli geçirmek adına 4 gün boyunca müzeden müzeye koştum. Ancak Berlin gerçekten müze cenneti ve ben aynı şeyleri yapmaktan sıkılan bir insanım 😊 Müzelerin hepsini görme şansım olmadı ve bunun olmayacağını daha gitmeden bildiğim için en bilindik müzelerden ziyade biraz daha farklı müzelere gitmeye çalıştım. İnanın size burada bir şeylerin tarihini anlatmak bana da pek eğlenceli gelmiyor, o yüzden bilmeniz gereken kadarından bahsedip gerisini kısa tutacağım. Şöyle buyrun efenim :

Devamını oku

Midemizde Uzay Boşluğu Varmışcasına Yedik : Berlin Yeme İçme Rehberi

Bu rehberi hazırlayabilmek için günde kaç öğün yedim bir bilseniz…. Boğazıma düşkün olmamla hiç alakası yok hem de, sadece sizin için İstanbul’a döndüğümde HEMEN diyete girmek üzere kendime söz vererek çılgınlarca yedim. O yüzden aranızda toplaşıp diyetisyen masraflarımı karşılarsanız.. FALAN. Evet, geyiği çok da uzatmadan devam edelim : Kahvaltı için gittiğim mekanları ayrı bir yazıda paylaşacağımdan bu yazıda kahvaltıya ait bir yer olmayacak, şaşırmayalım. ‘’Aaabi tamam Berlin’e geldik de, biz şimdi burada ne yicez?’’ dediğinizi duyar gibiyim, o yüzden mideler guruldamaya başlamadan yazıya geçelim.

Devamını oku

Ben Dönerken Merkel Çok Üzüldü : Berlin Gezi Notları

Aaaaah Berlin ah. Çoğumuzda olduğu gibi ‘’Berlin’’ ismi bende de bir yan anlam kazandı La Casa De Papel’den sonra. Hatta Almanya’nın bu güzelim şehriyle karakterin karşılaştırmasına bile gittim kendi içimde. Berlin en sevdiğim Avrupa ülkelerinde başları çekiyor orası kesin ama mesela Roma için ‘’burayı beğenmeyecek bir insan evladı olamaz’’ diye düşünebiliyorken Berlin için aynı şeyi söyleyemem. Sevme seçeneğine olduğu kadar sevmeme seçeneğine de açık bir şehir bana sorarsanız. Benim Berlin’le tanışmam daha eskiye dayanıyor ancak benim için biraz silikleşmiş birkaç anıdan ibaretti ki bu sefer şehrin altını üstüne getirerek dolandım ve sizlere süpppeerr bir gezi rehberi hazırladım. Berlin Yeme İçme Rehberi’ni ayrı bir yazıda yazdım o da haftaya yayında olacak. Şimdi ben gerçekten Berlin’in altını üstüne öylesine bir getirdim ki, yazıyı dörde bölmek zorunda kaldım. Bu da demek oluyor ki benden 1 ay boyunca Berlin dinleyeceksiniz 😛 Şimdiden hazırda bekleyiniz efenim.

Devamını oku